Giriş

Özellikle sosyal medyadan bilindiği üzere son günlerin trend oyunu Pokemon Go oldu. Oyunu oynayan oyuncular, oyunun teknik özellikleri dolayısıyla kendilerini adeta gerçek dünyadaki bir pokemon avcısı olarak hissetmekteler, en azından oyunun yapımcısı Niantic’in amacı bu olsa gerek. Kaldı ki sosyal medyadan takip edildiği üzere Niantic bunu başarmış gibi görünüyor.

Bilmeyenler için Pokemon; bir Japon animesi olup, Japonya’da 22 yıldan bu yana yayınlanmaktadır. Çizgi filmde çeşitli hayvanlardan esinlenerek meydana getirilen Pokemon adı verilen canlılar çeşitli alanlarda çeşitli güçlere sahiptirler. Örneğin; su pokemonu, elektrik pokemonu, ateş pokemonu gibi özelliklerine göre çeşitli türlere ayrılmaktadırlar. Her bir pokemonun 2-3 evresi bulunmakta olup, evre atlamaları için geliştirilmeleri, eğitilmeleri gerekmektedir. Bu da pokemonların çeşitli alanlarda farklı güçlere sahip olduğunu göstermektedir.

Pokemon Go ise; bir sanal gerçeklik oyunudur. Sanal gerçeklik; gerçek dünya ile sanal dünyanın iç içe geçtiği bir platform olarak adlandırılabilir. Oyundaki mekan ve zaman gerçektir. Hatta bu gerçeklik oyunun akıllı telefonların kamerasına entegre çalışabilme özelliği ile daha da artırılmıştır. Sanal boyutu ise; 2 metre önünüzde bir Pidgeotto[1]’nun duruyor olmasıdır. Ve hatta eğer bir deniz veya göl kenarında iseniz karşınıza genellikle su pokemonu çıkacaktır. Oyunun kurgusu maps’e bu denli entegre edilerek, sanal gerçeklik dozu ciddi ölçüde artırılmıştır. Bunun yanında; oyun internet tabanlı olarak çalışmaktadır. Tüm bunların sonucu olarak ise; –oyunun internet tabanlı ve maps’e entegre olması sebebiyle– X Sokağında pokemon avına çıkmışsanız, aynı sokakta pokemon avında olan bir arkadaşınızın yüzünü görmeden önce Pokemon Go haritasından onu tanıyabilirsiniz. Ya da; oyun gerçek zaman ve gerçek lokasyon duyarlılığı ile çalıştığı için, bir sabah oyun oynarken evimizin köşesindeki marketin önünde bir Charmander[2] bulmamız işten bile değildir. Hatta siz tam Charmander’i yakalamak için PokeBall[3] attığınızda sizden daha önce davranan komşunuz sizin PokeBall’unuzun boşa gitmesine, Charmander’i elinizden kaçırmanıza sebep olabilecektir. Nitekim geçtiğimiz günlerde Scorpions grubunun konserinde de bir Pokemon görüntülenmiş, buna ilişkin paylaşılan ekran görüntüsü sosyal medyada çok konuşulmuştur.

Teknoloji alanında bir yenilik olduğunda insanların aklına ilk başta ‘’güvenli mi?’’, ‘’tehlikeleri neler?’’, ‘’suiistimali mümkün mü?’’ gibi sorular gelmektedir. Hukuksal açıdan Pokemon Go oyununu kişisel veriler, kişi güvenliği, haksız fiil, bilişim suçları, marka hakkı ihlalleri gibi perspektiflerden incelemek mümkün olduğu gibi, aynı zamanda haksız rekabet açısından da incelemek gerektiğini düşünüyorum.

Oyunun Haksız Rekabet Perspektifi

Gelelim işin haksız rekabet boyutuna. Oyun internet tabanlı olduğu için oyun sunucularına müdahale de mümkün olabilecektir. Başka bir deyişle; Pokemon Go oyununu suiistimal etmek isteyen kişiler çeşitli amaçlarla oyun sunucularına müdahale etmeye çalışacak, başarılı olanlar ise amaçlarına ulaşabileceklerdir. Örneğin bir kişi bilişim sistemine girmek yoluyla oyun sunucusuna müdahale ederek istediği Pokemonu istediği bir lokasyonda yaratabilecek, dilediği kişileri bu noktaya çekebilecektir. Zira oyun ülkemizde resmi olarak yayınlanmamış olmasına rağmen çok tutulmuş, insanlar sokaklarda Pokemon avına çıkmaya başlamışlardır[4].

Bu durum kimi işletmeleri memnun ettiği gibi kimi işletme/kurumları da rahatsız etmiştir. Eskişehir Tepebaşı Belediyesi, Pokemon Go oyuncularına Gençlik Merkezi lokasyonuna gelmeleri halinde ücretsiz çay ve su dağıtacağını duyurmuştur.[5] Buna karşılık Amerika’da ise; Holocaust Museum yetkilileri Pokemon Go oyuncularına, müze çevresinde ve içinde Pokemon Go oyununu oynamama çağrısında bulunmuştur[6]. Nitekim yine bazı restoranlar; işletmeleri içinde beliren Pokemonları ve işletmelerinde bulunan gym alanlarını sosyal medyaya taşımış, oyuncuları bu şekilde kendi işletmelerine çekmeye çalışmışlar ve hatta bu konuda başarılı dahi olmuşlardır[7]. Bunun dışında birçok marka dijital medyada Pokemon Go oyununun popülaritesini kullanarak reklam kampanyaları düzenlemiştir[8]. Bu reklamların büyük bir kısmında markalar, işletmelerinde belirmiş –ya da işletmelerinde beliriyormuş algısı yaratılmış–  olan pokemonları kullanmıştır[9][10].

Görüldüğü üzere Pokemon Go oyunu, kimi işletmeler tarafından ücretsiz reklam kampanyası yapma olanağı sunduğu gibi, kimi işletmeler ve özellikle resmi kurum ve kuruluşlar ile bir takım dernek ve vakıflar için rahatsız edici niteliktedir. İlerleyen günlerde bu ve benzeri haberleri sıklıkla görmek işten bile değildir.

Yasal Düzenleme

Haksız rekabet TTK 54 vd. maddelerde düzenlenmiş olup, temelde haksız fiilin bir türü olarak karşımıza çıkmaktadır. TTK 54/2’de haksız rekabet; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar şeklinde tanımlanmıştır. TTK 55’te ise kanun koyucu sınırlı sayıda olmamak üzere başlıca dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaları sıralamıştır. Pokemon Go ile ilişkili olabilecek davranışlar ise; dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri, müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek olarak söylenebilir.

Belirtmek gerek ki; haksız fiilde olanın aksine haksız rekabetin oluşabilmesi için kusur şart değildir[11]. Kusurun varlığı, haksız rekabete maruz kalan kişilerin, haksız rekabet teşkil eden kişiye karşı tazminat talep hakkını doğurmaktadır. Nitekim bu husus kanun koyucu tarafından TTK 56’da ‘’çeşitli davalar’’ başlığı altında belirtilmiştir. İlgili düzenlemeye göre; tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, araç ve malların imhası davaları açılabilecek; kusurun varlığı halinde ise maddi tazminat davası ile TBK 58’e bağlı olarak manevi tazminat davası açılabilecektir. Bununla beraber TTK 62’de haksız rekabet suçu düzenlenmiş olup, haksız rekabet teşkil eden fiillerin işlenmesi halinde ilgili kişiye veya tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında hukuk davası açma hakkını haiz bulunan kişilerden birinin şikayeti üzerine; 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası verileceği hükme bağlanmıştır. TTK 62’de TTK 55’te düzenlenen haksız rekabet teşkil edici fiillere atıf yapılmış, buna ek olarak 3 bent halinde farklı fiiller haksız rekabet suçunun fiil unsuru olarak düzenlenmiştir[12].

Pokemon Go ile İlişkisi

            Oyun açısından baktığımızda ise; yukarıda açıkladığım üzere şimdiden bazı işletmeler oyunu fırsata çevirmeye başlamış durumdalar. Tüm bunlar iyi niyetli pazarlama ve reklam faaliyetleri olarak görülebilir. Ancak internet tabanlı bu oyunun sunucularına teknik yollarla müdahale halinde[13], oyun senaryosu değiştirilebilecek, daha somut bir ifadeyle; Pokemonların belirdiği alanlar ile gym alanları[14] belirli işletmelerin yakınına veya hatta içine yerleştirilebilecektir. Bir örnek vermek gerekirse; Y Cafe’nin yanında bulunan X Cafe’nin işletme sahibi teknik yollarla Pokemon Go oyunu sunucusunun içine sızarak az rastlanan ve güçlü Pokemonlardan olan Charizard’ı kendi cafesinin içine yerleştirmiş olması halinde şüphesiz ki haksız rekabet teşkil edecek bir davranış bulunmaktadır.

İşte bu halde haksız rekabet ve dolayısıyla işletmeci açısından haksız rekabet sorumluluğu gündeme gelebilecektir. Zira yukarıda açıklandığı üzere haksız rekabet sorumluluğu kusura bağlı değildir. Yani bir işletmecinin haksız rekabetten dolayı men davası ile karşı karşıya kalabilmesi için; gym alanını veya karakterleri kendi işletmesi içinde olacak biçimde Pokemon Go sunucusuna müdahale etmesi zorunlu değildir. Şayet sunucuya müdahale eden kişi aynı zamanda işletme sahibi ise; bu halde ilgili işletme TTK 56/1-d ve e uyarınca tazminat yükümlüsü olabilecektir. Yukarıdaki örnek bakımından X Cafe işletmecisi kasten Pokemon Go sunucusuna müdahale ettiği ve bu yolla rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen dürüstlük kuralına aykırı davranışta bulunduğu için maddi ve manevi tazminat davası ile karşı karşıya kalabilecektir. İşletmecinin bu eylemi TTK 55/1(a)’daki dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri kapsamında değerlendirilebileceği gibi evleviyetle dürüstlük kuralına aykırı davranış olarak da nitelendirilebilecektir.

Sonuç

            Pokemon Go oyununun teknik niteliği itibariyle sanal gerçeklik imkanı sunması oyuncular tarafından çok tutulmuş, oyuncuların farklı bir deneyim yaşamalarına imkan sağlamıştır. Oyunun hızla popülarite kazanması ülkemizde ve dünyadaki birçok işletmeciyi harekete geçirerek oyun; reklam ve pazarlama aracı olarak kullanılmıştır. Bu girişimde şüphesi ki oyunun gerçek zaman ve gerçek lokasyon bilgilerini GPS yoluyla kullanıyor olmasının etkisi büyüktür. Zira maps bağlantılı çalışan oyunda beliren Pokemonlar ya da gym’ler; sokaktaki cafenin, zincir bir restoranın veya bir sinema salonunun yakınında belirebileceği gibi bu işletmelerin içerisinde de belirebilmektedir. Şüphesi ki az rastlanan bir Pokemonun bir restoranın içerisinde belirmesi, o restoran sahibi açısından büyük bir reklam ve pazarlama kapısı olabilecektir. Şöyle ki; Pokemon Go oyuncuları bu durumdan haberdar olduklarında sırf o Pokemonu yakalamak için o restorana gidecekler ve bu esnada restoranın mal ve/veya hizmetleri satın alacaklardır.

            Pokemon Go işletmeler tarafından her ne kadar yukarıdaki şekilde reklam ve pazarlama amaçlı olarak ‘’şimdilik’’ iyi niyetle kullanılsa da, oyunun internet tabanlı oluşu bir yandan da suiistimale açık olmasına yol açmaktadır. Kötü niyetli işletme sahipleri veya diğer kişiler rekabette öne geçebilmek ya da üçüncü bir kişiyi öne geçirebilmek amacıyla oyunun sunucusuna teknik yollarla erişebilir ve Pokemonları dilediği lokasyonda belirecek biçimde oyunu kurgulayabilirler. İşte bu halde TTK 54’te açıkça vurgulanan dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranış söz konusudur ve bu davranış şüphesiz ki rakipler arasındaki ilişkiyi etkileyecektir.

            Şu an için çok erken olsa da; Pokemon Go oyununun haksız rekabet perspektifinden etkileri ilerleyen günlerde daha da belirginleşecektir.

                                                                                                           Stj. Av. Arda Altınok

                                                                                                          İstanbul- Temmuz 2016

           

KAYNAKÇA


*Resim http://cdn.webtekno.com/custom/images/pokemon%20go%20foto.jpg URL adresinden alınmıştır.

[1] Pidgeotto; bir Pokemon karakteridir.

[2] Charmander; bir Pokemon karakteridir. Daha fazla bilgi için bkz. https://tr.wikipedia.org/wiki/Charmander

[3] PokeBall; Pokemon karakterlerini yakalamak için kullanılan bir çeşit silahtır.

[11] Mehmet Özdamar, İbrahim Ermenek, Haksız Rekabet Davaları ve Korunan Menfaat, Ankara Barosu FMR Dergisi, Sa. 2007/3, sf. 47

[12] Yavuz Erdoğan, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Haksız Rekabet Suçu, 433 vd.

[13] Ki kişinin bu eylemi aynı zamanda TCK 244/2’de düzenlenen bilişim sistemine veri yerleştirme ve var olan veriyi başka bir yere gönderme suçu ile bu eylem sebebiyle kendisine veya bir başkasına yarar sağlanmış olması halinde TCK 244/4’te düzenlenen suçu oluşturacaktır. Aynı zamanda fail bu eylemi gerçekleştirmek için bir takım yazılımlar veya şifreler oluşturmuş ya da kullanmışsa; TCK 245/A’da düzenlenen suç da oluşacaktır.

[14] Pokemon karakterlerinin savaştırıldığı, kazanan oyuncunun kaybeden oyuncunun Pokemon karakterini ele geçirdiği savaş alanlarıdır.